<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dakika</title>
	<atom:link href="https://dakika.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dakika.com.tr/</link>
	<description>Personel Yönetim Platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jun 2023 07:57:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2022/05/cropped-dakika-icon-32x32.png</url>
	<title>Dakika</title>
	<link>https://dakika.com.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>En İyi Teknoloji Geliştiricileri Sizinle Çalışmaya Nasıl İkna Edersiniz?</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/en-iyi-teknoloji-gelistiricileri-sizinle-calismaya-nasil-ikna-edersiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2018 11:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3354</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siz bilindik ve kilometrelerce mesafeden tanınan sosyal medya teknikleri ile ürününüzü ya da hizmetinizi pazarlamaya çalışırken, en önemli rakibinizin Artırılmış Gerçeklik teknolojisiyle satış ve pazarlama süreçlerini çağa adapte ettiğine tanık...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/en-iyi-teknoloji-gelistiricileri-sizinle-calismaya-nasil-ikna-edersiniz/">En İyi Teknoloji Geliştiricileri Sizinle Çalışmaya Nasıl İkna Edersiniz?</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz bilindik ve kilometrelerce mesafeden tanınan sosyal medya teknikleri ile ürününüzü ya da hizmetinizi pazarlamaya çalışırken, en önemli rakibinizin Artırılmış Gerçeklik teknolojisiyle satış ve pazarlama süreçlerini çağa adapte ettiğine tanık oluyorsunuz. Bu çarpıcı öne geçişi izlerken, bu olayın arkasında teknolojinin hakkını veren bir uzmanın olduğunu duyuyorsunuz. Aynı uzman sizinle de görüşmüştü, ancak daha sonra rakibinizde işe başlamış. Böyle bir olay karşısında ne hissedersiniz?<span id="more-3354"></span></p>
<p>Dünyanın en köklü şirketlerinden 3M’in efsanevi yöneticisi William L. McKnight, iş dünyasının insani boyutu üzerine sözleri ve kendine has yönetim metodolojisiyle tarihin en önemli iş insanları arasında ayrı bir yere sahiptir. Bizim radarımıza giren ise şimdilik yalnızca tek bir sözü olsun; “İyi insanları işe alın ve onları rahat bırakın.”.</p>
<p>McKnight’ın ne demeye çalıştığını anlatmaya çalışmaya ya da üzerine onlarca söz söylemeye gerek yok. En iyilerle çalışmanın önemi, teknolojinin yükselişi ile birlikte giderek artıyor. Birçok konvansiyonel meslek dijitalleşirken, saymakla bitmeyecek kadar yeni ve teknoloji temelli mesleğin de doğduğu bir çağı yaşıyoruz. Peki şirketleri geleceğe taşıyacak kadrolarınızı kurarken, en iyi teknoloji geliştiricileri sizinle çalışmaya nasıl ikna edeceksiniz?</p>
<h4><strong>Marka’dan İşveren Markası’na</strong></h4>
<p>Eskiden en iyileri işe almak için marka olmak yeterdi, ancak şimdi daha fazlası gerekiyor. Çalışanlar ve çalışan adayları öncelikle şirketinizin ne iş yaptığına değil, nasıl bir işveren perspektifi olduğuna bakıyor. Özellikle teknoloji temelli şirketler sundukları çalışma deneyimini ön plana çıkararak marka algısına yeni bir boyut daha ekliyorlar. Apple, Google ya da Facebook’un ana işleri haricinde çalışma ortamları ile sürekli gündemde olmalarını bir tesadüf mü sanıyorsunuz? Geleceğin şirketleri yalnızca birer marka olmanın ötesine geçiyor ve ilham veren birer işveren olarak yeniden markalanıyor.</p>
<h4><strong>Bugününüzü değil, Geleceğinizi pazarlayın!</strong></h4>
<p>Dünyanın en büyük şirketleri listesinin zirvelerinde yaşanan son 20 yıllık değişime hiç göz attınız mı? Bir göz atın, enerji ve üretimin yerini teknolojinin nasıl almaya başladığını görün. Yaşanan bu değişim bir yana, gelecekte yaşanacak değişimin temelleri bugün nasıl atılıyor bir de bunun üzerine düşünün. Yeni neslin yetenekli teknologları, eğer Apple ya da Google değilseniz, sizin şirketinizin ne kadar büyük olduğunu değil, gelecek planlarınızın neye benzediğini merak ediyor. Evet iyi ya da kötü gelecekte de var olacak bir şirket olabilirsiniz, ama en iyiler var olmakla yetinmek istemiyorlar.</p>
<h4><strong>Yaratıcı Özgürlük</strong></h4>
<p>En iyilerle çalışıyorsunuz ama şirketiniz yaratıcılığı tetikleyen ve destekleyen bir özgürlük ortamı sunmuyor mu? O zaman neden en iyileri arıyorsunuz ki, yalnızca görev bilincine sahip yetenekler sizin yönetim stratejinize daha uygun görünmüyor mu sizce de? Çarpıcı yenilikler; yeterince denemeden, daha da hırslanacak şekilde yanılmadan ve ‘aşılamaz’ denilen sınırları zorlamadan kendilerini size göstermezler. En iyileri işe alıp, onları rahat bırakmanın mantığı başka ne olabilirdi ki!</p>
<p><em>Bu yazı Dünya Gazetesi’nde yayımlanmıştır. </em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/en-iyi-teknoloji-gelistiricileri-sizinle-calismaya-nasil-ikna-edersiniz/">En İyi Teknoloji Geliştiricileri Sizinle Çalışmaya Nasıl İkna Edersiniz?</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Dünyasının Teknoloji ile İmtihanı</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/is-dunyasinin-teknoloji-ile-imtihani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2018 08:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3334</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş dünyasında her güne yeni bir bilimsel ve teknolojik gelişmeyle uyanmaya devam ederken, bu gelişmelerin ve haberlerin en ilgi çekici ve düşündürücü olanlarını bu köşeye taşımaya çalışıyoruz. Bu hafta da...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/is-dunyasinin-teknoloji-ile-imtihani/">İş Dünyasının Teknoloji ile İmtihanı</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş dünyasında her güne yeni bir bilimsel ve teknolojik gelişmeyle uyanmaya devam ederken, bu gelişmelerin ve haberlerin en ilgi çekici ve düşündürücü olanlarını bu köşeye taşımaya çalışıyoruz. Bu hafta da kulağımızı bugüne dayayıp geleceğin ayak seslerini takip etmeye devam ediyoruz.<span id="more-3334"></span></p>
<h3><strong>Bir de Çip Takalım!</strong></h3>
<p>RFID mikroçiplerle kişilerin belirli alanlara giriş, çıkışı ve yetkileri gibi fiziksel erişim önlemleri almak bilinen bir uygulama. Ancak bu RFID mikroçiplerin direkt kişilerin vücuduna implemente edilmesi teknolojinin biraz ürkütücü denebilecek nimetlerinden diyebiliriz.</p>
<p>Birleşik Krallık merkezli bazı finans ve hukuk şirketlerinin çalışanlarının vücutlarına RFID çipler yerleştirmek üzerine çalışmalar ve altyapı hazırlıkları yaptığı konuşuluyor. Şirketlere göre bunun amacı işleri hızlandırmak, kişilerin verimliliğini artırmak ve daha rahat bir çalışma deneyimi sunmak. Elbette bu ‘iyi niyetli’ yaklaşımlardan fazlasını düşünecek olursak, korkutucu bir takım sonuçlara da gebe bir uygulamadan bahsedildiğini fark etmek çok da güç değil. Her şey bir yana kişisel veriler açısından düşünmek bile, üzerine yeterince düşünmeden gerçekleştirilecek bu tip Transhümanist uygulamaların gelecekte çok ciddi sonuçlara yol açabileceğini öngörmemizi sağlıyor. Yakın bir gelecekte işinizi kaybetmemek uğruna işverenin derinizin altına kadar girmesine izin vermek zorunda kalabilirsiniz.</p>
<p>Basit bir giriş, çıkış ve yetkiye bağlı erişim konusu bile insanlığın bugüne kadarki deneyimlerini alt üst edecek yeniliklerle karşımıza çıkabiliyor. Teknolojinin her konuda mutluluk getirmeyeceği ufaktan da olsa görünüyor.</p>
<h3><strong>İşinizi Seviyor musunuz?</strong></h3>
<p>İşverenin derinizin altına sızmaya çalıştığı bir dünyada işinizi sevmek ne kadar mümkün çok emin olmamakla birlikte, işe karşı duygularımızı da bir veriye dönüştürerek Google’a anlatıyoruz. Google’ın arama verileri adeta gizli günlüğümüze dönüşmüş durumda.</p>
<p>Çevrimiçi ekonomi merkezli bir haber portalı olarak tanımlayabileceğimiz Quartz at Work ekibi, Google’ın “iş” ve “çalışma” ile ilgili arama önerileri üzerine bir inceleme gerçekleştirdi. Sonuçlar tahmin edebileceğiniz gibi pek iç açıcı sayılmaz. Çalışma hayatı, iş arkadaşları ve patronlar üzerine yapılan aramalar için Google’ın sunduğu öneriler, arama yapan kullanıcıların iş hayatı memnuniyetsizliğinin büyük bir kanıtı gibi. “İşim beni…” diye başlayan bir cümle kursanız buna nasıl devam edersiniz? Google’ın kullanıcılara arama önerilerinden birkaç örnek şöyle: “midemi bulandırıyor”, “strese sokuyor”, “öldürüyor”&#8230; Daha onlarca negatif öneri ile liste sürüyor. Her ne kadar söz konusu aramalar ABD için geçerli olsa da, kendiniz de küçük bir denemeyle Türkiye’de de durumun pek iç açıcı olmadığını görebilirsiniz.</p>
<p>Ancak her şeye rağmen unutmamak gerek, negatif durumlar ve konuları sosyal olarak dışa vurmak istemediğimizden her türlü mahrem alanda cevaplar arar, sorunlarımızı paylaştığımız başkaları da olup olmadığına bakar ve durumu normalleştiririz. Teknoloji mutsuzluğu yaymak konusunda da ne yazık ki çok başarılı ve çalışma hayatında mutsuzluk bir standarda dönüşme eğiliminde.</p>
<p>Bu yazı Dünya Gazetesi&#8217;nde yayımlanmıştır.</p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/is-dunyasinin-teknoloji-ile-imtihani/">İş Dünyasının Teknoloji ile İmtihanı</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teknoloji Ekiplerinize Nasıl İlham Verirsiniz?</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/teknoloji-ekiplerinize-nasil-ilham-verirsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2018 07:47:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3321</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Teknoloji, modern iş dünyasının en önemli ve büyük parçası olarak önümüzde duruyor. Bu durum, teknoloji ekiplerinin rolünü de hayati bir seviyeye taşıyor. Teknoloji ekiplerinizin ve çalışanlarınızın motivasyonu, onlara sunduğunuz...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/teknoloji-ekiplerinize-nasil-ilham-verirsiniz/">Teknoloji Ekiplerinize Nasıl İlham Verirsiniz?</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Teknoloji, modern iş dünyasının en önemli ve büyük parçası olarak önümüzde duruyor. Bu durum, teknoloji ekiplerinin rolünü de hayati bir seviyeye taşıyor. Teknoloji ekiplerinizin ve çalışanlarınızın motivasyonu, onlara sunduğunuz çalışma deneyimi ile doğru orantılı olarak değişiyor. Elbette bu motivasyonun yüksekliği de, şirketlerin rekabet gücüne ve başarılarına yansıyor. Peki teknoloji temelli işgücünde, motivasyonu artırmak için ne gibi stratejiler geliştirmek gerek?<span id="more-3321"></span></p>
<p>Motivasyon yaratmak için birçok seçenek mevcut. Bazı şirketler belirli yan haklar sunarak motivasyon üretmeyi denerken, bazıları ise oyun odaları, dinlenme alanları gibi fiziksel imkanların çerçevesini genişletiyor. Yapılabilecekler bunlarla sınırlı değil, fiziksel şartlardan daha fazlası iyileştirilmeyi bekliyor. Global ve dev markaların CIO, CTO ve üst düzey teknoloji yöneticilerinden oluşan Forbes Teknoloji Konseyi, geçtiğimiz günlerde bu konu üzerine bir yazı yayınladı. Yazıda çeşitli teknoloji yöneticileri tarafından tavsiye edilen yaklaşımlara gelin bir göz atalım.</p>
<h4><strong>Hedef ve alan ver ki yeni fikirler doğsun</strong></h4>
<p>İyi bir teknoloji ekibine sahip olmanın yolu net hedefler belirlemekten geçiyor. Net hedeflere erişmek için yeterli inisiyatif gücü olan kişiler ve ekipler, yeni fikirler üretecek güce kendiliğinden erişecektir. İletişim kanallarını açık tutan, beklentileri doğru yöneten ve sürekli gelişimi tetikleyen yöneticiler motivasyon yaratmakta da zorlanmıyor.</p>
<h4><strong>Zorlu ve Eğlenceli Projeler </strong></h4>
<p>Eğlenceli bir ortamda zorlu bir işle başa çıkmaya çalıştınız mı, ya da bu imkanı teknoloji ekiplerinize sundunuz mu? Bir de bu şekilde denemek gerek. Teknoloji ekiplerinin başarılı olması için gereken koşullardan biri de keyifli bir ortamda, zorlu hedeflere koşmak oluyor. Hiyerarşi, çalışma koşulları, bilinmezlikler ekiplerin işlerine odaklanmasını ve başarılı olmalarını engelliyor.</p>
<h4><strong>Güven yaratın, Kaynak sunun</strong></h4>
<p>Özellikle teknik olmayan bir liderseniz, teknoloji ekibinize ‘nasıl’ yapacaklarını değil, ‘ne’ yapılacağını söyleyin. Doğru ve uygulanabilir iş hedeflerini, kullanabilecekleri kaynakları da göstererek sunun ve geri çekilin. İş hedefiniz için hangi teknolojilerin kullanılacağına, ne tip donanımlar ya da yazılımlarla ilerlenmesi gerektiğine bırakın güven duyduğunuz ve kaynak sunduğunuz ekibiniz karar versin.</p>
<h4><strong>Yalnızca Gerçekler!</strong></h4>
<p>Motivasyon sağlamak adına yanlışlara ve beyaz da olsa yalanlara başvurmak büyük bir hata. Özellikle teknoloji alanında çalışan kişiler ve ekipler, gerçeklerin omzunda yükselmelidir. Güçlü ve etkili bir üretim gerçekleştirmek için sorumluluk, bilgi ve yeteneğin bir arada var olması şart.</p>
<h4><strong>Meydan Okuyun</strong></h4>
<p>İçinde yaşadığımız dünyanın en iyi mühendisleri, bugünün büyük zorluklarını çözmek için teknolojiden ilham alıyor ve yeni teknolojiler geliştiriyorlar. Teknoloji ekiplerini amaçlarını da bilmeli. Geliştirdikleri teknolojiler, yazdıkları kodlar, kurguladıkları mimariler insanlığı nasıl dönüştürecek? Bu zor soruyu sorun ve en iyilerin sizinle çalışmak istediğine şahit olun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bu yazı 16.11.2018 tarihinde, Dünya Gazetesi&#8217;nde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/teknoloji-ekiplerinize-nasil-ilham-verirsiniz/">Teknoloji Ekiplerinize Nasıl İlham Verirsiniz?</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Endüstri 4: Biz 0” olmasın!</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/endustri-4-biz-0-olmasin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 12:25:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji hızla değişiyor, ekonomi kırılganlığını sürdürüyor, tüm dünya büyüme ve refahın yeni yollarını arıyor. Endüstri 4.0 ise üretimin yeni doğasını belirleme işlevini yerine getiriyor. Geleceğe yönelik stratejiler geliştirirken teknolojinin ve...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/endustri-4-biz-0-olmasin/">“Endüstri 4: Biz 0” olmasın!</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji hızla değişiyor, ekonomi kırılganlığını sürdürüyor, tüm dünya büyüme ve refahın yeni yollarını arıyor. Endüstri 4.0 ise üretimin yeni doğasını belirleme işlevini yerine getiriyor. Geleceğe yönelik stratejiler geliştirirken teknolojinin ve üretimin birlikte ilerlediği bu endüstriyel dönüşüme yenik düşmemek, rekabet etme gücünü yitirmemek için bilinmesi gerekenler neler olabilir?<span id="more-3316"></span></p>
<p>Dünya Ekonomik Forumu, 2018 Küresel Rekabet Raporu’nu yayınladı. Kurumlar, altyapı, bilgi ve iletişim teknolojilerine uyum, makroekonomik istikrar, sağlık, yetenek, ürün piyasası, işgücü piyasası, finansal sistem, piyasa büyüklüğü, hareketlilik ve yenilik üretme gücü adımlarından oluşan rapor, bu yarışın nasıl önde götürülebileceğine ışık tutuyor.</p>
<h4><strong>Rekabet Gücünü Yaratmak</strong></h4>
<p>Daha hızlı büyüme ve ekonomik dalgalanmalara dayanıklılık için, verimlilik odaklı hareket etmek gerekiyor. Elbette bu hareket tarzı için gelir düzeyi belirleyici bir faktör olsa da, yukarıdaki adımlardan yalnızca birinde zayıf olmak dahi ülkeleri bu yarışta geriye düşürebiliyor. Bu nedenle çok yönlü ve terzi işi bir strateji geliştirerek temel rekabet gücüne sahip olmak son derece önemli görünüyor.</p>
<p>Güçlü kurumlar, güçlü altyapı ve hesap verebilirliği yüksek bir finansal sistem… Bu yarışta gerçekten var olmak bu saydıklarımızı birer arzu nesnesi olmaktan çıkarıp, zorunluluklar olarak yeniden önümüze koyuyor.</p>
<h4><strong>İyi ekonomi, Güncel teknoloji ve Güçlü sosyal yapı</strong></h4>
<p>Teknolojik dönüşümün şafağında toplumsal yapıları ve elbette refahı gözden çıkarmak söz konusu dahi olamaz. Çünkü yeni düzende rekabet edebilmek için en önemli faktörlerden biri olarak, dönüşüm stratejilerini uygularken itici güç olacak insanların mücadele gücüne sahip olması ve sürece inanması gerekiyor.</p>
<p>Kitleleri koruma adı altında konvansiyonel sayılabilecek bazı işleri ve bazı ürünleri korumaya çalışmak, dönüşüm sürecinde çok da iyi bir fikir değil. Bunun yerine yeni politikalar belirlemek, güvenliği sağlamak, işgücüne yatırım yapmak, vergi sistemi üzerine yeniden düşünmek gerekiyor. Yeni bir sosyal refah deneyimi tasarlamak Endüstri 4.0 uyumluluğu için temel bir koşul.</p>
<h4><strong>İnovasyon, bir sözcükten daha fazlası!</strong></h4>
<p>Teknoloji ve bilimin üstel büyüme sürecinde tüm ülkeler ve yapılar için ortak bir zorunluluk söylemek gerekse, bu mutlaka inovasyon olurdu. Oysa birkaç gelişmiş ülkeyi kenarda tutacak olursak, insanlığın geneli için en zayıf nokta inovasyon gibi görünüyor. Nitelikli bilimsel yayınlar, esaslı patent başvuruları ve gerçek(!) Ar-Ge süreçleri inovasyon yaratmanın ön koşulları. Bunların yanında bir dizi başka gereksinim de rol alıyor; yıkıcı inovasyona sırt dönmek yerine sahip çıkmak, girişimciliğin risklerine karşı alınan önlemler, işgücü çeşitliliğinin sağlanması ve yatay hiyerarşiye sahip kurumlar.</p>
<p>Elbette içinde ‘yenilik, değişim, dönüşüm’ geçen bunca önerinin arasında unutulmaması gereken iki nokta var ve bu her iki noktanın, esaslı bir rekabet gücüne erişmek ve bu gücü korumak için geliştirilmesi şart: ‘Uyum’ ve ‘süreklilik’. Yeni olana hızlıca uyum sağlamayı ve daha yeni için sürekli çabalamayı unutmamak gerekiyor.</p>
<p><em>Bu yazı 9.11.2018 tarihinde, Dünya Gazetesi&#8217;nde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/endustri-4-biz-0-olmasin/">“Endüstri 4: Biz 0” olmasın!</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞGÜCÜNDE DENEYİM YÜZYILI</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/isgucunde-deneyim-yuzyili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 15:08:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3314</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji hayatımızın her anına ve alanına dokunuyor. Bazı meslekler tarihe karışırken, onlarca yeni meslek ortaya çıkıyor. Geçmiş deneyimlere ve öğrenilmiş bilgilere dayanarak ortaya çıkardığımız birçok yapı değişim rüzgarından payına düşeni...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/isgucunde-deneyim-yuzyili/">İŞGÜCÜNDE DENEYİM YÜZYILI</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3325" src="https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2018/11/Depositphotos_12792761_s-2015-e1541766462350.jpg" alt="" width="300" height="300"></p>
<p>Teknoloji hayatımızın her anına ve alanına dokunuyor. Bazı meslekler tarihe karışırken, onlarca yeni meslek ortaya çıkıyor. Geçmiş deneyimlere ve öğrenilmiş bilgilere dayanarak ortaya çıkardığımız birçok yapı değişim rüzgarından payına düşeni alıyor. İnsan Kaynakları da bu değişim rüzgarına maruz kalan alanlardan biri elbette. Çalışan sadakati, çalışan bağlılığı, işçi işveren ilişkisi&#8230; Ne demek isterseniz! Çağın gereklilikleri bildiklerimizi dönüştürüyor.<span id="more-3314"></span></p>
<p><strong>Bunlar Yeni Şeyler</strong></p>
<p>İş teknolojilerine ilişkin haber ya da bilgiler sunan hangi mecrayı açarsanız açın karşınıza mutlaka çıkan birkaç sözcük var: ‘çalışan deneyimi’, ‘işveren markası’, ‘çalışmak için müthiş bir yer’. Bu terminoloji iş dünyasının ve çalışmanın geleceğine dair bir takım fikirler veriyor elbette. En yetenekli çalışanların çekilmesi, bağlılıklarının sağlanması ve onların katkılarıyla iş alanında başarıya ulaşmanın yolu da çalışana gerçek bir deneyim sunmaktan geçiyor.</p>
<p>Aslında bu ‘deneyim’ meselesi pek de yeni sayılmaz. Konu ‘çalışan’a gelmeden önce, ‘müşteri’ üzerinden tartışılıyor ve müşteriye bir deneyim sunmanın getirileri üzerinden iç/dış birçok hizmet alanı yeniden dizayn ediliyordu. Sıranın çalışanlara gelmesi de aslında müşteri deneyimi üzerinden ilerleyen gelişim sürecinin doğal bir sonucu. İyi bir müşteri deneyimi yaşatmak için en iyi ve en yetenekli çalışanlara ihtiyacınız var. Peki en iyi ve en yetenekli çalışanları bulmak, sizinle çalışmaya ikna etmek ve onları mutlu etmek için neye ihtiyacınız var? Çalışan Deneyimi bu sorunun bir yanıtı olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p>Tüm teknoloji gündemimizin karşısında insanı ve insana ait duyguları merkeze alan bu deneyime dayalı yaklaşım, İK’nın da geleneksel yöntemlerden sıyrılarak kendini yenilediği bir dönemi başlatıyor. Geleneksel İşçi İşveren ilişkisi tarihe karışıyor. İşe alım, eğitim, yetenek yönetimi, ücret ve yan haklar, bordro ve daha birçok alt birime ayırma imkanı bulabileceğiniz İnsan Kaynakları’nı yalnızca iç kaynaklarla yönetmek çok kolay değil. Tüm bu alanları uzmanlıkla karşılayabildiği gibi, riskleri de üstlenerek bütçe ve ölçekleme kolaylığı sağlayan dış kaynak ve danışmanlık çözümleri mevcut. Geleceğin in-house İK ekipleri bu dönüşümü yapabilecek stratejik ve teknolojik yetkinlikte olduğu kadar, dış kaynakları nasıl kullanacağını da en iyi bilen uzmanlardan oluşacak.</p>
<p>Mülakatlar, işe alım, oryantasyon, ücret ve yan haklar, bordrolama, eğitim ve yetenek kazandırma, kurumiçi iletişim, performans değerlendirme, işten çıkış, emeklilik… Bunlar iş hayatındaki yolculuğun yalnızca bir bölümü. Bu adımların altında da onlarca nokta olduğunu düşünecek olursak bu yolculuğun ne kadar uzun ve karmaşık olabileceğini tahmin etmek güç değil.</p>
<p>Bu zorlu ve uzun yolculuğun etkileyici bir deneyime dönüştürülmesi için en temel ihtiyaç elbette yine teknolojiyi işaret ediyor. ‘Çalışanla birlikte çalışan teknolojiler’ iş dünyasını dönüştürüyor. ‘Çalışan’, ‘Deneyim’ ve ‘İşveren’ için yepyeni bir dünyanın kapıları aralanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bu yazı 2.11.2018 tarihinde, Dünya Gazetesi&#8217;nde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/isgucunde-deneyim-yuzyili/">İŞGÜCÜNDE DENEYİM YÜZYILI</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞ BULMANIN GELECEĞİ</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/is-bulmanin-gelecegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2018 08:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3302</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/is-bulmanin-gelecegi/">İŞ BULMANIN GELECEĞİ</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
		<div id="fws_69dd722c884cb"  data-column-margin="default" data-midnight="dark"  class="wpb_row vc_row-fluid vc_row top-level"  style="padding-top: 0px; padding-bottom: 0px; "><div class="row-bg-wrap" data-bg-animation="none" data-bg-animation-delay="" data-bg-overlay="false"><div class="inner-wrap row-bg-layer" ><div class="row-bg viewport-desktop"  style=""></div></div></div><div class="row_col_wrap_12 col span_12 dark left">
	<div  class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container vc_column_container col no-extra-padding inherit_tablet inherit_phone "  data-padding-pos="all" data-has-bg-color="false" data-bg-color="" data-bg-opacity="1" data-animation="" data-delay="0" >
		<div class="vc_column-inner" >
			<div class="wpb_wrapper">
				
<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
	<p>Teknoloji son derece hızlı bir şekilde ilerlerken, etkileri çalışma hayatımızı da dönüştürüyor. Robotlar işlerimizi elimizden alacak mı, yapay zeka büyük işsiz yığınları oluşturacak mı gibi sorular magazin tadı verse de ciddi şekilde tartışılması gereken konulara işaret ediyor. Bunun yanında, alışageldiğimiz birçok süreç daha bugünden neye dönüştü ve dönüşüyor ne kadar farkındayız?<span id="more-3302"></span></p>
<p>Bazı konularda geleceğin neye benzeyeceğini tahmin etmek, bugünü iyi anlayarak çok da zorlanmadan görülebiliyor. Yakın zamanda art arda haber olan iş arama, bulma ve işe alım süreçleri üzerine teknolojilere bir göz atalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sosyal Medya Devlerinin Business Savaşları </strong></p>
<p>Facebook yakın zaman önce, İş Fırsatları özelliğini ülkemiz de dahil olmak üzere yayına almıştı. Linkedin’in yerine de göz diken bu gelişme ile Facebook, İş Dünyası için vazgeçilmez olacağı bir alan olarak iş arayan ve işveren ilişkisi için güçlü bir alternatif sunmaya çabalıyor. Son haberlere göre Facebook, çevrimiçi mülakat girişimi Refdash’in ekibini işe aldı.</p>
<p>Refdash ekibi öncelikle İş Fırsatları özelliği üzerinde geliştirme çalışmaları yapacak ve geçiş süreci boyunca kendi platformları olan Refdash’i de açık tutacaklar. İş mülakatlarını çevrimiçine taşıma fikri elbette yeni değil. Ancak bu işin Facebook tarafından ele alınması, oyunun kurallarını tamamen değiştirmek anlamına da gelebilir. Takım elbisenin altına uygun ayakkabım yok derdinin, görüntülü mülakatta yalnızca belden yukarınız görüneceği için biteceği kimseye sürpriz olmayacaktır herhalde.</p>
<p>Bir diğer sosyal medya devi Twitter her ne kadar işe alım süreçlerine dair yeni bir uygulama sunmasa da, yakın zamanda çağın ruhuna uygun bir işe alım metodolojisini deneyecek. Twitter Londra ofisinde bir günlüğüne pazarlama, mühendislik, ürün, satış gibi departmanlarda çalışmak isteyen adaylar için, Twitter üzerinden başvurma şansı sunuyor. Atacağınız tweetler özgeçmişiniz kabul ediliyor. #OneTweetCV hashtagi ile, kendinizi Twitter’a tanıtmaya başlayabilirsiniz. Her ne kadar PR merkezli bir eylem olsa da, iş aramanın geleceğine dair ciddi fikirler veren bir fırsat yaratılmış gibi görünüyor.</p>
<p>Son bir haber de Amazon’dan gelsin. İşe alım süreçlerini kolaylaştırmak isteyen Amazon, bu amaçla bir yapay zeka projesine başlamıştı. Başlangıçta proje ile gerçekleştirilmesi umulan durum basitti, örneğin 100 CV yapay zeka tarafından değerlendirilecek ve belirli koşullar doğrultusunda 5 adayı işe alınması için önerecekti. Ancak işler biraz ters gitmiş gibi görünüyor. Yapay zekanın çalışmaları incelendiğinde tuhaf bir durumla karşılaşıldı, araç kadınlardan pek de haz etmiyordu. Elbette sebep basit; yapay zekanın nasıl çalışacağını belirleyecek öğrenme aşamasındaki test verileri (yani Amazon’un son 10 yılda aldığı işe başvurular), yapay zekanın erkek adaylarla ilerlemenin daha doğru olduğuna karar vermesine neden oluyordu.</p>
<p>Nihayetinde Amazon, geliştirilen yapay zekanın kadın adaylara karşı negatif tutumlar sergilediğini fark edince, projeyi sonlandırma kararı almış. İşe alım sürecinde yüksek teknoloji ile ilerlemek isterken, teknoloji temelli cinsiyetçilikle karşı karşıya kalmak da biraz tuhaf elbette. Ancak şunu da akıldan çıkarmamak gerekiyor, teknolojiyi biz insanlar üretiyor ve özellikle yapay zeka temelli birçok projede bugüne dek bildiklerimiz doğrultusunda üretilmiş verileri kullanıyoruz. Gelecek yönünü kendiliğinden bulmayacak, ona biz yani tüm insanlık olarak yol gösteriyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 26 Ekim 2018 tarihinde yayınlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
</div>




			</div> 
		</div>
	</div> 
</div></div>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/is-bulmanin-gelecegi/">İŞ BULMANIN GELECEĞİ</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇALIŞMANIN GELECEĞİ: GIG ECONOMY</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/calismanin-gelecegi-gig-economy/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2018 07:58:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3296</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/calismanin-gelecegi-gig-economy/">ÇALIŞMANIN GELECEĞİ: GIG ECONOMY</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
		<div id="fws_69dd722c895ff"  data-column-margin="default" data-midnight="dark"  class="wpb_row vc_row-fluid vc_row"  style="padding-top: 0px; padding-bottom: 0px; "><div class="row-bg-wrap" data-bg-animation="none" data-bg-animation-delay="" data-bg-overlay="false"><div class="inner-wrap row-bg-layer" ><div class="row-bg viewport-desktop"  style=""></div></div></div><div class="row_col_wrap_12 col span_12 dark left">
	<div  class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container vc_column_container col no-extra-padding inherit_tablet inherit_phone "  data-padding-pos="all" data-has-bg-color="false" data-bg-color="" data-bg-opacity="1" data-animation="" data-delay="0" >
		<div class="vc_column-inner" >
			<div class="wpb_wrapper">
				
<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
	<p>Yeni ekonominin taşları yerinden oynatan parçaları olarak Uber, Airbnb, Lyft gibi şirketler yeni nesil serbest çalışma imkânlarını da öne çıkarıyor. Gig Economy adı verilen bu yeni ekosistem, geleneksel iş modellerinin yok olduğu günümüz iş dünyasını derinden etkiliyor. Elbette esnek, bağımsız ve geleceğe göz kırpan bu çalışma modelleri; sosyal güvenliğe, çalışma kaynaklı sorunlara, bedensel ve ruhsal hasarlara dair soru işaretlerinin de büyümesine neden oluyor.<span id="more-3296"></span></p>
<h4><strong>Modern Proletarya mı?</strong></h4>
<p>Gig Economy üzerine son dönemde yazılan ilginç yazılardan biri de, Rus internet medya yöneticisi Leonid Bershidsky’den geldi. Bershidsky yazısında, Gig Economy çalışanlarının modern proletarya olarak sınıflandırılması üzerine düşünürken elbette sosyal güvenliğin yok oluşunu da hesaba katıyor. Ancak daha önemli bir konu var, değişen çalışma anlayışının yüksek nitelikli bazı iş kollarındaki kişiler için gelir artırıcı etkileri olsa da, birçok iş kolunda asgari ücretin altında ücretlerin piyasadaki payının artmasına neden oluyor. Dijital dünya için üretim yapan bir freelancer, parça başı ya da saatlik ücretlerle, uzun süreli bir iş sözleşmesine göre daha yüksek ücretlerle çalışabiliyor. Bunun yanında yakın zamanda JP Morgan tarafından gerçekleştirilen bir araştırma gösteriyor ki, Uber ve Lyft gibi ulaşım hizmetlerinde çalışanların gelirleri eskiye oranla %53 oranında azalıyor. Oysa bu yeni şirketlerin kazancını artırdığı asıl kesimler olarak evini, arabasını ya da farklı varlıklarını kiraya vererek gelir elde eden kişiler öne çıkıyor.</p>
<p>Mal ve mülk sahiplerinin teknolojinin yarattığı ekonomik modeller yardımıyla yükselen gelirlerinin karşısında, değişen iş modelleri ile düşüşe geçen emek gelirleri… Elbette bu karşıtlık tek başına çok anlamlı değil. Leonid Bershidsky Gig Economy’yi iki farklı kola ayırarak aslında bir nitelik farklılığının bu yeni nesil çalışma anlayışı içerisinde de oluştuğunu gösteriyor. Gig Economy, ağ tabanlı (web-based) işler ve lokasyon tabanlı işler olarak hem gelir dağılımının hem de yapılan işlerin bıraktığı hasarların pek de dengeli olmadığı iki kola ayrılıyor. İlk bakışta lokasyon tabanlı işlerin bırakacağı hasarların daha kalıcı olabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak ağ tabanlı işlerin yalnızca yüksek nitelikli teknik işler olmadığını düşünecek olursak durum değişiyor. Sahte haberleri ve bilgileri denetlemek, platformları şiddet ve cinsellik temalı içeriklerden arındırmak gibi psikolojik açıdan yorucu olabilen işler Gig Economy’nin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ruhen yorucu olabilecek bu işler, parça başı ya da saatlik ücretlerle çalışıp çok düşük gelirler elde edeceğiniz türden işler.</p>
<p>Freelance, serbest çalışma ya da kısa süreli ve proje bazlı çalışma modelleri ilk duyduğumuzda tuhaf bir heyecan yaratmakla birlikte; düşündükçe derinleşen çatışmaları da barındırıyor. Görünen o ki ‘gelecek’, arzuladığımız gibi acısız ve hızlı gelmeyecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 12 Ekim 2018 tarihinde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
</div>




			</div> 
		</div>
	</div> 
</div></div>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/calismanin-gelecegi-gig-economy/">ÇALIŞMANIN GELECEĞİ: GIG ECONOMY</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞGÜCÜNÜN TEKNOLOJİ İLE İMTİHANI</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/isgucunun-teknoloji-ile-imtihani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2018 07:49:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3290</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/isgucunun-teknoloji-ile-imtihani/">İŞGÜCÜNÜN TEKNOLOJİ İLE İMTİHANI</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
		<div id="fws_69dd722c8a15a"  data-column-margin="default" data-midnight="dark"  class="wpb_row vc_row-fluid vc_row"  style="padding-top: 0px; padding-bottom: 0px; "><div class="row-bg-wrap" data-bg-animation="none" data-bg-animation-delay="" data-bg-overlay="false"><div class="inner-wrap row-bg-layer" ><div class="row-bg viewport-desktop"  style=""></div></div></div><div class="row_col_wrap_12 col span_12 dark left">
	<div  class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container vc_column_container col no-extra-padding inherit_tablet inherit_phone "  data-padding-pos="all" data-has-bg-color="false" data-bg-color="" data-bg-opacity="1" data-animation="" data-delay="0" >
		<div class="vc_column-inner" >
			<div class="wpb_wrapper">
				
<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
	<p class="alignleft">Dünya Ekonomik Forumu’nca yapılan araştırmalara göre önümüzdeki 7 yıl içerisinde iş yerlerinde gerçekleştirilen işlerin yarısını makineler ve otomasyon yazılımları gerçekleştirecek.Bunun yanında elbette bu makinelerin ve otomasyon yazılımlarının bakım ve işletmesinin doğuracağı birçok yeni istihdam alanı da oluşacak. 12 farklı iş alanından profesyonellerin katılımıyla yapılan araştırma Endüstri 4.0 çatısı altında gelişen bu sürecin, 75 milyon kişiyi işinden etmekle birlikte 130 milyondan fazla yeni iş yaratacağını söylüyor. Peki var olan işgücü bu yeni iş alanlarında rol almaya ne kadar hazır? Ya da yeni nesiller bu alanlarda çalışmak için gerekli yetkinlikleri edinerek mi yetiştiriliyor?<span id="more-3290"></span></p>
<h4><strong>İş Kaybı Kimleri Vuracak</strong></h4>
<p>Teknolojik gelişim nedeniyle işsiz kalma oranları farklı araştırmalarda büyük farklılıklar gösterse de, kayıpların yaşanacağından pek bir şüphe yok. İş kayıplarının yaşanacağı alanlar ise madencilik, tüketim sektörü ve bilgi teknolojileri şirketlerinde olacak gibi görünüyor. Bunun yanında profesyonel hizmet şirketlerinde ise kayıplar çok daha az olacak. Peki bu olası kayıplara karşı ne gibi önlemler alınabilir?</p>
<p>Bu noktada çözümler elbette sürecin doğası gereği ikiye ayrılıyor. Çalışanlar tarafından alınabilecek önlemler ve şirketlerce alınacak önlemler içerik olarak da motivasyon olarak da birbirine benziyor. Çalışanlar var olan işlerini kaybetmek istemeseler de bu gerçekle yüzleşmek zorunda kaldıklarında, farklı yetkinlikler ve beceriler kazanarak yeni doğacak iş alanlarına yönelmek isteyecekler. Uzmanlık alanları gitgide daralır ve keskinleşirken, uzmanların farklı alanlara dair bilgilerinin yoğunluğu giderek artmak zorunda olacak. Kariyer odaklı gelişim motivasyonu ile kişisel ve kültürel gelişim motivasyonu, teknoloji yönelimli ‘yeni kültür’ nedeniyle kesişecek. İşini çok iyi bilip, genel kültür konularında zayıf olmak affedilemeyecek bir hata olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Şirketler ise işgücü kaybının hem sebebi hem de mağduru olacak gibi görünüyor. Konvansiyonel işler azalırken, yeni iş alanlarının doğuşu; var olan çalışanlara yeni yetkinlikler kazandırma seçeneğini öne çıkarıyor. Şuan var olan kurumsal işgücünün yarısından fazlası, teknoloji etkisiyle doğan yeni fırsatlardan yararlanabilmek için gerekli yeteneklere sahip değil. Şirketlerin ise küçük bir bölümü var olan çalışanlarını yeni alanlara ve iş olasılıklarına hazırlıyor. Şirket içi eğitimlerin önemi hiçbir zaman bu kadar önemli olmamıştı. Kaçan fırsatlar limited olmak istemeyen her şirketin, çalışanlarına yeni fırsatlar sunabilmek adına eğitim süreçleri üzerine yeniden düşünmesi gerekiyor.</p>
<p>Elbette tüm bunların yanında yeni istihdam modellerinin yükselişi de bu süreçte oldukça önemli bir yer kaplıyor. İşgücünün büyük dönüşümü yalnızca kişilerin yeteneklerini geliştirmeyi işaret etmiyor, çalışma biçimlerini de etkiliyor. Belirli süreli çalışma ve freelance modelleri gitgide iş dünyasındaki ağırlığını artırıyor.</p>
<p>Gelecek, bugüne çok benzeyen ama dünden biraz farklı bir yer olmayacak. Bildiğimiz ve bildiğimizi sandığımız her şeyi yeniden öğrenmemiz gerekecek gibi görünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 5 Ekim 2018 tarihinde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
</div>




			</div> 
		</div>
	</div> 
</div></div>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/isgucunun-teknoloji-ile-imtihani/">İŞGÜCÜNÜN TEKNOLOJİ İLE İMTİHANI</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Y: Bir Yol Ayrımı</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/y-bir-yol-ayrimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2018 07:28:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her şey değişirken hiçbir şey değişmiyor olabilir mi? 2500 yıl önce de yaşasanız, insanlığa dair yorumlarınız bugün düşündüklerinize yakın olabilir miydi? Aristoteles milattan önce 4. yüzyılda dönemin genç kuşakları hakkında...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/y-bir-yol-ayrimi/">Y: Bir Yol Ayrımı</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-3286 size-medium" src="https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Depositphotos_69515799_s-2015-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Depositphotos_69515799_s-2015-300x300.jpg 300w, https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Depositphotos_69515799_s-2015-150x150.jpg 150w, https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Depositphotos_69515799_s-2015.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Her şey değişirken hiçbir şey değişmiyor olabilir mi? 2500 yıl önce de yaşasanız, insanlığa dair yorumlarınız bugün düşündüklerinize yakın olabilir miydi?</p>
<p>Aristoteles milattan önce 4. yüzyılda dönemin genç kuşakları hakkında neler söylemişti biliyor musunuz:<span id="more-3285"></span></p>
<p>“Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumdalar. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar. Yetişkinlere karşı saygılarını yitirmiş durumdalar. Ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar. Bu gençlerin bir gün bu dünyayı yöneteceğini düşünüyorum da, dehşete kapılıyorum.”</p>
<p>Aristo’nun söylemleri bir yana çağımızın ‘kaba saba, vurdumduymaz, laf dinlemez’ gençleri artık şirketlerin beyin takımlarında yer almaya başlıyor. Y Kuşağı, haklarında söylenen onca eleştiri temelli söze rağmen, çağımıza has olmayan ve yeni nesli yadırgayan tavırları paramparça ederek geliyor.</p>
<p>1980-2000 arasında doğan bu kuşan, 10 yıldan fazla süredir iş hayatında kendine has bir yer açmış durumda. Yöneticilik bir yana, lider olma denemeleri dahi başladı. Bu kuşağın sahip olduğu sosyal ve yaşamsal beceriler, içinde büyüdükleri gerçeküstü çağın şartları ile müthiş bir adaptasyon gösteriyor. Teknolojiyi öğrenmeleri gerekmiyor, çünkü güncel teknolojinin içine doğdular ve içinde büyüdüler. Birçok temel iş üretme yöntemini neredeyse yürümek, koşmak, yüzmek gibi kaba motor becerilerini gerçekleştirdikleri seviyede rahat gerçekleştiriyorlar.</p>
<p>‘Personel Yönetimi’nden ‘İnsan Kaynakları’na geçmek bir devrimden çok evrim olarak yorumlanabilir. Ancak şimdi önümüzde duran dönüşüm çok daha güçlü. İşveren, İK Yöneticisi ya da herhangi bir yönetici olarak birlikte çalışacağınız kişiyi bir ‘personel’ olarak kodlayabilirsiniz. Daha iyi bir ilişki ve daha güçlü bir bağ arzusuyla hepsinden önce bir ‘insan’ olarak da kodlayabilirsiniz. Y Kuşağı bunlarla yetinmiyor. O, bir iş sözleşmesi aracılığıyla çalışan olarak kodlanmaya soğuk bakmasa da, sizin ona bir deneyim sunmanız gerektiğini düşünüyor. İnsan Kaynakları departmanlarının ve yöneticilerin önündeki yeni dönüşümün mottosu ‘deneyim’ üzerine kuruluyor: ‘Çalışan Deneyimi’.</p>
<p>Günün birinde bir lider olmak hayaliyle çalışma fikriyle barışan bu kuşak, kendilerini yönetecek bir kişiden çok bir lidere bağlanmayı tercih ediyor. Önceki nesillerden kurulu bir beyin takımınız da olsa, liderlik özelliklerini barındırıyor olmak bu yüzden çok önemli. Y Kuşağı’nın taleplerine kulaklarınızı tıkamadan ya da sırtınızı dönmeden önce tekrar düşünün. Zira Y Kuşağı, dünya nüfusunun çeyreğinden daha fazlasını, yaklaşık 2 milyarlık bölümünü oluşturuyor.</p>
<p>Y Kuşağı nasihatlerle değil, ilhamla besleniyor ve ilham veriyor. İletişim anlayışları önceki nesillerden çok farklı esaslara dayansa da, bu konuda da teknolojiden besleniyorlar ve çok güçlüler. Ekonomik fırsat ve eğitim konularında eşitsizliği sorun ediyor, temiz bir çevre konusunda çaba gösteriyor, iklim değişiklikleri ve doğal kaynakların tükenmesi konularında seslerini çıkarıyorlar.</p>
<p>Onlara direnmenin bir anlamı yok, günlük hayatın da iş hayatının da geleceğini bu yeni neslin bakış açısı belirleyecek. Aristoteles de insan, o da yanılabiliyor.</p>
<p><em>Bu yazı 28.09.2018’de Dünya Gazetesi’nde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/y-bir-yol-ayrimi/">Y: Bir Yol Ayrımı</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dün ve Yarın’ın Arasında</title>
		<link>https://dakika.com.tr/blog/dun-yarinin-arasinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[D-PY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2018 06:54:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[teknotrend]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dakika.com.tr/?p=3281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji öncülüğünde değişen hayatlarımız, gelecek için yeni bir bakış açısını da zorunlu kılıyor. Ekonomi, bilim, sosyoloji, sağlık ya da trafik hakkında bir şeyler mi söylemek istiyorsunuz? Artık sözleriniz bir yerinde...</p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/dun-yarinin-arasinda/">Dün ve Yarın’ın Arasında</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="wp-image-3282 size-medium alignleft" src="https://dakika.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Depositphotos_18944219_s-2015-300x212.jpg" alt="" width="300" height="212" />Teknoloji öncülüğünde değişen hayatlarımız, gelecek için yeni bir bakış açısını da zorunlu kılıyor. Ekonomi, bilim, sosyoloji, sağlık ya da trafik hakkında bir şeyler mi söylemek istiyorsunuz? <span id="more-3281"></span>Artık sözleriniz bir yerinde konunun yapay zekâ ya da otomasyon ve robotik temelli bir endüstriyel dönüşüme gelmemesi neredeyse imkansız. Yeni teknolojiler yeni söylemleri ve yeni yaklaşımları mecbur kılıyor. Değişime direnmenin yalnızca ruhsal dünyanıza değil, fiziksel dünyanıza da zarar verebileceği bir çağın kapısı tekrar aralanmış durumda.</p>
<p>Sanayi devrimi ile ortaya çıkan büyük dönüşümü hep iyi yanlarıyla ele alma eğilimindeyiz. Ancak o günün gerçeklerine döndüğünüzde, değişime direnmenin boyutlarını daha iyi tahlil edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Ludizm</strong>’i hiç duydunuz mu? 19. yüzyılda İngiliz tekstil işçilerinin, makineleşme sürecine karşı direnişinde bir öncü olarak anılan (gerçek bir kişi olup olmadığı net olmasa da) Ned Ludd bu akıma adını vermiştir. İşsiz kalma ve yaşamsal ihtiyaçlarını giderememe korkusundan makine kırıcılığına yönelen işçiler, Ludizm’i tarihi bir gerçeklik olarak önümüze koyuyor. Makine kırıcılığı güncel ya da geleceğe yönelik bir perspektifle ele alacak olursak, Makine/Robot ve İnsan’ın savaşını da görebiliyoruz. Elbette, politik dilde ‘teknoloji karşıtlığı’ olarak kullanılagelen Ludizm, değişen üretimin yeni doğasına insanlığın dönemsel ve görece etkisiz bir cevabı olarak da okunabilir. Ama gerçekten o kadar da etkisiz olmayabilir. Toplumsal dönüşümü üretim ilişkileri üzerinden açıklayan her türden fikir akımları, Ludizm’i de bir tarihsel kesit olarak etkin şekilde okumak ve anlamak zorundadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><strong>Harari’den 21 Ders</strong></h4>
<p>Sapien ve Homo Deus gibi kitaplarıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi gören Yuval Noah Harari’nin son kitabı 21. Yüzyıl İçin 21 Ders, Kolektif Kitap etiketi ve Selin Siral çevirisiyle yayınlandı. İlk kitap olan Sapiens’te insanın dünyanın efendisine nasıl dönüştüğünü, ikinci kitap Homo Deus’ta ise yine insanın gelecekte neye dönüşebileceğini sarsıcı bir üslupla öngörmeye çalışan Harari; bu kez de içinde bulunduğumuz yüzyılın neden keskin bir yol ayrımı olduğunu tartışmaya açıyor.</p>
<p>Peki bu kitabın, ilk paragraflardaki konumuz Ludizmle ne alakası var diye sorabilirsiniz. Dün’den Yarın’a sıçramayacağız. Bu geçiş acılı, sancılı ve tahminimizden uzun olabilir. Taylorizm, Fordizm ya da Toyotizm gibi akımları ana kırılmanın artçı şokları olarak düşünür ve sanayi devrimini son teknolojik sıçrama ya da son ana kırılma olarak ele alacak olursak; Ludizmin hâkim olduğu tarihsel kesitin bir benzerinin 21. yüzyıl boyunca sürebileceğini düşünmek mümkün. 100 yıldan uzun süren ve dönüşüme uyum sancısının başrolde olduğu bir 21. Yüzyıl.</p>
<p>Bu yüzyıl içerisinde hiç kimsenin net bir fikrinin olmadığı sorun ve soruların cevaplarını aramakla mı geçecek? Daha fazla detay istiyorsanız sizi Harari’ye yönlendirmemizde bir sakınca yok. Tuhaf bir gündem gibi gelse de; örneğin yapay zekâyı tüm yönleri ve kullanım alanlarıyla tam olarak tanımlayıp etkin bir olası gelişim sınırı çizmeden, Yapay Zekâ Hukuku arayışı ve tartışması yürütmek zorundayız. Üstelik bu hukuki yaklaşıma muhtemelen yalnızca modern dünya tabi olacak. Ya da tüm dünyaya ve belki yakın uzayımıza yayılmış insansı zekâya sahip robotları, tek bir merkezden kısıtlayıcı komutlarla kontrol altında tutarak toplumun bir parçası haline getirdiğimizi düşünün. Robotların yazılımsal olarak kontrol altında tutulduğu merkezde çalışan insanların da anti-Ludist bir eyleme kalkıştığını ve bir şekilde robotlarla insanların karşı karşıya geldiğini düşünün. Bu yalnızca tek bir örnek üzerinden ulaştığımız basit ve komik görünen bir düşünce pratiği olsa da işi biraz daha abartalım. Kendi kararlarını verebilen ve insansı bir zekâya sahip bir robota, bir suçtan dolayı ceza duruşmasına çağırmak üzere tebligat gönderdiğinizi düşünün. Bu tebligat bir metin mi olacak, yoksa robotun kaynak koduna eklenecek birkaç satırlık bir kod parçası mı?</p>
<p>Bu fikir pratiğini saçma, gülünç ya da komik bulabilirsiniz. Ama iki çocuğunuzdan birinin buna benzer tartışmalarda söz alacak bir Yapay Zekâ Hukukçusu, diğerinin ise teknolojik çılgınlığa bayrak açmış bir Ludist olup olmayacağından emin olamazsınız!</p>
<p><em>Bu yazı 21.09.2018’de Dünya Gazetesi’nde yayımlanmıştır.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Umut Özbağcı</em><br />
<em><a href="http://www.datassist.com.tr/">Datassist Bordro Servisi</a></em><br />
<em>CIO</em></p>
<p>The post <a href="https://dakika.com.tr/blog/dun-yarinin-arasinda/">Dün ve Yarın’ın Arasında</a> appeared first on <a href="https://dakika.com.tr">Dakika</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
