Skip to main content

Yapılan araştırmalar, bir kullanıcının ‘müşteri’ statüsüne geçmeden önce ortalama 7-8 temas noktasından geçtiğini söylüyor. Olası alıcılardan oluşan bir grubun nerede olduğunu düşünmeden, bir markanın mesajıyla karşı karşıya kaldığında müşteriye dönüşme olasılığı daha yüksek olan insanlar var.

Çok kanallı pazarlamanın tutarlı ve iyi tasarlanmış bir stratejiye sahip olmak gibi iki özelliği olmalı. Zira, marka bağlılığı yüksek müşteriler; bu yöntemle kendisini belli eder.

On yıl öncesinden günümüze gelen süreçte, çok kanallı pazarlama artık medyalar kullanarak kampanya yürütmek kapsamından çıkmış durumda. Çevrimiçi ve çevrimdışı kullanıcıların eğilimlerini takip etmek ve bu minvalde “kişiselleştirilmiş” girişimlerde bulunmak daha büyük önem teşkil ediyor günümüzde.

Peki buna nasıl adım atacağız?

  • Güven Problemi Yaşayanlardan mısınız?

Fiziksel anlamda müşteriyle temas kurmadan önce; elimizdeki verilerin doğruluğundan emin olmamız gerekir. Çevrimdışı kullanım yatkınlığında, e-posta pazarlamasına; etkinliğe katılım gösterdiyse ona özel reklama veya ona dönük bir ‘kullanım kampanyası’na dek pek çok veriyi gözden geçirerek bilgileri derlemek elzem.

  • Hep Entegrasyon, Hep Entegrasyon!

Pazarlama çalışmalarında, okyanusu geçip derede boğulmaya gerek yok. Sosyal medya bu konuda apayrı bir umman. Çalışmaları, en basitinden akla ilk gelebilecek sosyal medya kanallarına entegre olacak şekilde geliştirmek hem maliyeti azaltır; hem de beklenenden daha büyük etki yapar.

  • Gör Beni!

Markalar, çoklu kanallarda başarılı pazarlamalar ortaya koyabilmek için müşterilerinin analizlerini dikkatlice izlemelidir. Neticede kullanıcıların web siteniz ile etkileşimleri, bir sonraki girişte satın alma reaksiyonunu da ortaya koyar.